Aşkar’ın 45. Sayısı “Biz Şirin elinden aşk meyin içtik / Hak ve batılı fark edip geçtik / Varlık dağlarını deldik de geçtik / Ferhad olsak da bir olmasak da bir” mısralarıyla karşılıyor okurlarını. Dertli’ninbu mısraları bir duruşun, bir yapının mısraları. Dertli olmak, tarafgir olmayı gerektirir, hak ile batılı fark edip geçmektir. Ferhad olmak kaygısı gütmek, ten kaygısı gütmektir, hevestir. Ferhat bir ikondur, aslolan dağları delmektir. İşte Aşkar tam bu tarafta filizlenen, bu yönü canlı, hareketli ve kuvvetli tutmaya çalışan bir dergi. Bakalım Aşkar’ın bu sayısında kim ne demiş.

“Tutup saçlarımdan ciğerimden çıkar beni” diyerek başlıyor İrfan Dağ. Müslümanca öfke bir güdüyor “Ciğerde Biriken Tortu Business Mezarlık Gemiden İnmeyen Şakacı Bürokrat” şiiri. Tarafı belli, duruşu net, dili keskin bir şiir.

Özgür Ballı kırk yaşını “Kırık” şiiriyle selamlıyor, “bu yaş bunca zaman sonra kendime geldim” diyerek. Hem iç sıkıntısını, hem de dışarda dolaşıp duran sıkıntılara değiniyor. Geçmiş zamanın birikmişliği, bugünün yetmezliği var şiirde. Bütün bu olumsuzluğu karşısına almış konuşuyor, bütün bu olumsuzluğu karşısına alarak kendine bir yer ediniyor Özgür Ballı.

Çağrı Subaşı “90 Dakika” şiiriyle hikayesini anlattıktan sonra bir teklif sunuyor okuyucularına: Bir koşma teklifi.

“Bir Aralık” şiiri ile Yavuz Ertürk çağı, daha geniş perspektifte ise dünyayı yorumluyor bizlere. Bir aralık olarak gördüğü dünyaya bir bakış önerisi sunuyor.

Bir sıkıntının, alışamamışlığın, yabancılığın şiiri “Süregelen, Alışılmamış” Ali Yılmaz “Kendime yeni hastalıklar, sorular yeni, yepyeni omuz ağrılarım, merhaba!” diyerek bu yabancılığı kendi içinde yineliyor.

“Cebimdeki İzmarit” şiiriyle Hikmet Çamcı, insanı anlatıyor bize. “Nereye düşerse orada filizlenir insan” diyerek başlıyor ve bu filizlenmeden sonra devam ediyor şiir.

Şafak Tarhan “Bir Nefes Boyu” ile hem geçen hayatının, hem de tereddütlerinin şiirini yazmış. “üzerime daima oturan, beli geniş bir meşruluk çıktı karşıma” diyerek bir tavrı gösteriyor bizlere.

“Gülüş Kovan” başlığını koymuş Cengizhan Genç bu şiir için. Naif, akıcı bir dil var şiirde. “ Soyuyorum soyuyorum bitmiyor güzelliği beklemenin!”

“Savunma” ile Eray Sarıçam ne olmadığıyla savunmuş kendini. Olmadığı şeyleri almış karşısına böylece ne olduğunu pekiştirmiş.

Bu sayıya Emrah Tahiroğlu, Vural Kaya, Emre Öztürk, Yunus Emre Altuntaş, Sena Çelik, Mehmet Biter, Mustafa Ay, Burak Çelik ve Ahmet Emerce de şiirleriyle destek vermiş.

Abdullah Harmancı, 95 Aralık isimli öyküsüyle okuru karşılıyor. Farklı diliyle, 90 yıllarında gençlerin çektiği sıkıntılar ve fikir bunalımlarını güzel bir kurguyla önümüze seriyor. Muhammet Şahin, akıl sınırlarını zorlamayan fantastik Limousine isimli öyküsüyle yerini alıyor. Bu sayının diğer öykü-öykücüleri ise şöyle: Tımarhane-Regaip Albayrak, Defter-Kevser Özdamar, Öteki Günün Yalnızlığı-Mikail Çelik, Önson-Osman Koca.

Bu sayı da İdris Ekinci İbrahim Demirci ile keyifli bir sohbet gerçekleştiriyor.

Ferhat Nabi Güller bu sayıda İkinci Yeni’yi ele alan yazısı Şiiri Tersten Okumak: “Türk Şiirinde İkinci Yeni Poetikası”  ile dikkat çekiyor. Engin Elman “2017 Yılı Dergilerinde Öykünün Nabzı” isimli yazısıyla 45. Sayımızda yerini alıyor. Bu bölümdeki diğer yazılar ise şöyle: SEÇMEnin ÖZGÜRLÜĞÜ YA DA SEÇMENin ÖZGÜRLÜĞÜ-Mustafa Melih Erdoğan, Epidemia/Seyhan Arsla Şiiri Ne Söyler?-Yunus Emre Altuntaş.

Duamız, İrtibatımız, Kayboluşumuz ve Yönsüz Pusula isimli yazısıyla İdris Ekinci serinin dokuzuncu bölümünü tamamlamış oluyor. Bu bölümdeki iktibaslar İsmet Özel-Kalın Türk kitabından.

Emre Öztürk, Uçurumlar Besteleyen Bir Şair; Vural Kaya isimli yazısıyla bu bölümde yerini alıyor.

Aşkar 45 olmuş, böyle demiş. Allah-u Teala hayra tebdil eylesin.