ZARIN YEDİNCİ YÜZÜ: ŞİİR YAZMAK

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

-Şiir Güncesi-

Hüseyin Atlansoy, güncel edebiyatla yeni yeni tanıştığım yıllarda okuduğum şairlerdendi. 1983–2005 yılları arasındaki tüm şiirlerini içeren Su Burcu kitabını büyük bir ilgiyle okuduğumu hatırlıyorum. Kitapta birçok mısraın altını çizdim.

“Yağmur bu kadar inceyken
Ağır açan bir gül kadar hafifken merhamet
Ölüm çok ağır Allah’ım
Ölüm çok ağır, affet

mısralarını ezberledim. “Altyazısı Seyredenler Olan Kare” , “İyi Günler ilerde Anneanne” ve “Sona Eren Vals” şiirlerini defalarca okudum. Ankara’da Yarın Bekleyebilir kitabını alınca aynı heyecanı duydum. Hiç değişmemiş bir Atlansoy şiiri vardı. Mısraların sıralanışından tutun da şiir kurgusuna kadar.

Şair, eğer mısralarında belirli bir güruha “siz” diye hitap ediyor ve “biz” diyerek arkasına yoldaşlarını alıyorsa, “siz” zamirinin içinde kalanların bir adım geriye çekilmesi yerinde olacaktır. Çünkü yerin dibine geçmenin daha makul bir hal alması an meselesidir. Genelde “siz” şahsının içerisine; tek derdi dünya zevkleri olan, san’ata ve edebiyata boş uğraşı gözüyle bakan, modernizmin etkilerini dibine kadar yaşayan insanlar kapsar. Atlansoy da “Sona Eren Vals” şiirine bu bahsini açtığımız “siz” şahsına açıktan açığa yüklenerek başlıyor. Toplumsal aksaklıklar, Atlansoy şiirinin temel öğelerinden. Buna birçok şiirinde rastlayabiliyoruz.

“Çünkü kimsenin suçu yok
bir gramer yanlışlığı sizin için çünkü aşk”

Bu başlangıçla toplumdaki aşk kavramının ne hale geldiğine, aşkı sadece kadın-erkek ilişkisi olarak algılayanların durumuna dikkat çekiliyor. İçi boşaltılmış bir aşk kavramı gerçekten bir dilbilgisi yanlışlığı gibi duruyor. Ama şairimiz yine de

“aşklarınız için benden bir armağan dileyin
hadi dileyin, valsler, kasideler, şiirler
ve girmesin aranıza keşideciler…”

diyebiliyor. Ve bir ironik tavırla devam ediyor.

“ve siz
aşık olan LSD ve sarışın bombalara; patlayın
içki için masalarda-rakı, pilaki
şarap olmaz kitapta yeri var çünkü
Allahu Ekber seslerinde ezanların yüzü suyu hürmetine af dileyin”

Bu ironinin altında yatan tespit şiiri daha da etkin kılıyor. Çünkü işin içine Müslümanların yaşam biçimlerindeki aldanışlar da dâhil ediliyor.  İçindeki topluma ait sinirleri bir çırpıda söyleyiveriyor şairimiz ve “biz” şahsının içindekilerle beraber tarafını açıkça belirtiyor.

“Yani bu şehrin Azer’i siz misiniz
Biz ki biliniriz
Her akla gelindiğimizde sakallarımız uzar
Refi nasp ve cerdir yüzümüzde
saç bıyık ve sakal”

Mustafa Melih Erdoğan

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

About Author

Leave A Reply