İÇİMİZDEN SÖYLEŞTİK III (Hikmet Çamcı)

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Hüseyin Karacalar sordu, şair Hikmet Çamcı cevapladı.

Merhaba. Nasılsın? Zor günlerden geçiyoruz. Kendini nasıl hissediyorsun?

Merhaba. Hamdolsun. Karışık bir hissiyata sahibim şu sıralar.

Uzun zamandan beri Aşkar’da şiirlerini okuyoruz. Niçin Aşkar?

Bu soruyu sormanıza sebep oluyor. Aşkar dışında herhangi bir dergide yayınım olmadığı için bir okul görüntüsü veriyor. Aşkar içinde şekillenen bir şairim nihayetinde. İdris Ekinci ise asıl sebeptir benim için. Şiir ve şiir yayımlamak hususunda bana yön veren insandır. O olmadan, ona danışmadan bu tür işlere girmem. Aşkar’da şiirimi görünce dostlarımın yanında gibi hissediyorum. Mesafeler ortadan kalkmış gibi yani. Bu bana yetiyor.

Şiire nasıl başladın? Niye başladın? Şiirin hayatında bir yeri var mı? Olmasa
da olur mu?
Nasıl başladım hatırlamıyorum. Türk olmak bunun getirisi galiba. Niye başladım kendimi, lafı  zatmadan daha iyi ifade edebilme imkânını gördüm şiirde. -İsmet Özel’i ilk okuduğumda bende şiirin anlamı değişti.- Sezai Karakoç’u bulduğumda ise bu anlam değişikliğine hal değişimini de eklendi. Şiir, sonra bende bir hal, yaşayış oldu.

İçtenlikle yaşamaya gayret ediyorum. Şiir bu açıdan çok önemli benim için. Kafamın içindekilerle böyle mücadele ediyorum. Onlara böyle hâkim olabiliyorum.  Şiirin imgeselliği düşüncelerimi daha rahat ifade etmemi sağlıyor. Az özle  çok şey ifade etme imkânı, bu güç, bu kendini görebilme hali, beni şiirden uzaklaştırmıyor. Bu açıdan olmazsa olmaz oluyor. Benim için bir organ halini alıyor
şiir. Kendi evreninin içinde, başka nerde yaşabilirsin ki. O yüzden olsa mı olmasa mı sorusunu cevaplamayacağım. Anlamıyorum çünkü.

Şiir yazmanın dışında poetik anlamda şiire kafa yoruyor musun? Neler söylemek istersin?
Herkes gibi. Şu sıralar kafamdaki sorunsal, -belki asrımızın içinden geçtiği hal değişimiyle alakalıdır- şiiri günlük yaşamın içine derç edebilir miyiz? Edersek, bunu nasıl yaparız? ( Acaba İsmet Özel bunu mu yapmaya çalışıyor.) Şiirsel  bir yaşam kurgusu mümkün mü? -Şiirsel bir yaşam içtenlikli, ince, naif, bütün kapıları açık herkesin diğerinden bir şeyler aldığı ve anladığı bir hal, bunu yaşam ahengi haline getirebilir miyiz? Çok büyük laflar bunlar ama var bir sıkıntı içimdeki.

Poetik anlamda; felsefi anlamda bu zihnimi bu sıralar çok meşgul ediyor. Şiirden bir uzaklaşma mı yaşadık ki bu kadar kırıcı ve kaba olduk. Şiirle kendini ifade eden bir toplumdan nesre dönüyoruz ya da emolojiiye. Şiirin insanı insan yaptığını düşünüyorum. (Şiir yazan başka hayvan var mı?) Ahenk ve estetiğin bizdeki görünümü şiir, Batının klasik müziği ne ise bizim şiirimiz o diye bakıyorum. Estetik olmadan hayat yaşanır mı? Sanatımızı kayıp mı ediyoruz. Bu kalabalık kabalık canımı çok sıkıyor…

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

About Author

Leave A Reply